Elektrik kesintileri, doğal afetler ve altyapı arızaları, kurumların kritik uygulamalarına erişimini kesintiye uğratabilir. Konteyner veri merkezleri, uygun bir lokasyonda kurulduklarında ve veri koruma sistemleriyle birlikte planlandıklarında, felaket kurtarma altyapısı için esnek bir seçenek sunar.
Felaket kurtarma merkezi neden gereklidir
Felaket kurtarma, ana sistemlerin kullanılamadığı bir durumda kritik hizmetleri yeniden çalışır hale getirmeyi amaçlar. Bunun için yalnızca sunucuların yerleştirileceği bir alan değil; verinin korunması, alternatif bağlantılar, enerji sürekliliği ve uygulanabilir bir kurtarma planı gerekir.
Alternatif lokasyon seçilirken ana merkezle ortak deprem, taşkın, enerji ve haberleşme riskleri değerlendirilmelidir. Fiziksel mesafe tek başına yeterli değildir; iki merkezin aynı altyapı bağımlılıklarını paylaşması, beklenen korumayı azaltabilir.
Konteyner veri merkezi hangi avantajları sunar
Konteyner veri merkezlerinde kabinetler, enerji dağıtımı, UPS, soğutma, izleme ve güvenlik sistemleri modüler bir yapı içinde projelendirilebilir. Fabrikada yapılan montaj ve testler, sahadaki iş miktarını azaltmaya ve kurulumun daha öngörülebilir yürütülmesine yardımcı olabilir.
Mevcut bir binada uygun sistem odası bulunmadığında veya ayrı bir teknik yapı gerektiğinde bu yaklaşım değerlendirilebilir. Devreye alma süresi ise üretim, saha hazırlığı, izinler, enerji ve haberleşme bağlantıları ile kabul testlerine bağlıdır.
Modüler tasarım, gelecekteki kapasite artışlarının aşamalı planlanmasını da kolaylaştırabilir. Yeni modüllerin mevcut hizmeti etkilemeden eklenebilmesi için enerji, soğutma ve ağ bağlantılarının bu hedefe göre tasarlanması gerekir.
Enerji ve soğutma sürekliliği nasıl planlanır
UPS sistemleri, jeneratör desteği, enerji dağıtım yolları ve soğutma yedekliliği, kritik yükün ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. UPS özerklik süresi, jeneratörün devreye girme süresi, yakıt ikmali ve bakım erişimi birlikte değerlendirilir. Uzun süreli çalışmayı yalnızca jeneratör kapasitesi belirlemez; yakıt ve saha operasyonları da belirleyicidir.
Tier III yaklaşımının temel özelliği, gerekli altyapı bakımının BT hizmetini kesmeden yapılabilmesidir. Tek başına 2N UPS kurulması bir tesisi Tier III yapmaz. Tasarım hedefi ile bağımsız değerlendirme sonucunda alınan Tier sertifikası birbirinden ayrı kavramlardır.
Veri kaybı ve hizmete dönüş hedefleri
Konteyner veri merkezi fiziksel altyapıyı sağlar; veri yedekleme ve kurtarma işlemleri ayrıca kurgulanmalıdır. İki temel hedef, tasarımın kapsamını belirler:
RPO, bir olay sonrasında kabul edilebilecek veri kaybının zaman olarak sınırıdır. RTO ise hizmetin yeniden çalışır hale getirilmesi için hedeflenen süredir.
Bu hedeflere göre yedekleme sıklığı, replikasyon yöntemi, bağlantı kapasitesi ve uygulamaların kurtarılma sırası belirlenir. Yedeklerin geri yüklenebilirliği ve alternatif merkeze geçiş düzenli testlerle doğrulanmalıdır. Enerji yedekliliği tek başına veri kaybını ortadan kaldırmaz.
Fiziksel güvenlik ve çevresel koşullar
Dış kabuk, yalıtım, kablo geçişleri, yangın algılama ve söndürme, erişim kontrolü ve çevresel izleme sistemleri saha koşullarına göre seçilmelidir. IP koruma sınıfı ve deprem performansı, kullanılan ürünlerin belgeleri ve projenin mühendislik hesaplarıyla değerlendirilir. Yangın söndürme çözümü de korunacak hacim ve ekipmanla uyumlu olarak tasarlanmalıdır.
Projenizi birlikte değerlendirelim
Merkür Enerji ile felaket kurtarma projenizin enerji, soğutma ve fiziksel altyapı ihtiyaçlarını değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz. Ön değerlendirmede BT yükü, kabinet sayısı, lokasyon, büyüme planı ve hedeflenen hizmet sürekliliği birlikte ele alınabilir.
